• Anasayfa
  • Favorilere Ekle
  • Site Haritası
  • https://www.facebook.com/necdetunuvar
  • https://www.twitter.com/@necdetunuvar
Emine Erdoğan, Ankara Üniversitesinde Huzurevi Sakinleriyle Buluştu

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın eşi Emine Erdoğan, 1 Ekim Dünya Yaşlılar Günü dolayısıyla Ankara Üniversitesi Yaşlılık Çalışmaları Uygulama ve Araştırma Merkezince (YAŞAM) gerçekleştirilen, “Küresel Krizler: Pandemi, Yaşlılar ve Dayanışma Konferansı”nda yaşlılarla bir araya geldi.

Rektörlük Senato Salonu’nda düzenlenen konferansın açılışında konuşan Erdoğan, Covid-19 salgınında yaşlılığın ele alınıyor olmasından duyduğu memnuniyeti dile getirerek, Ankara Üniversitesine ev sahipliği için, Yaşlılık Çalışmaları Uygulama ve Araştırma Merkezine de bu konuyu ele aldığı için teşekkür etti.

Covid-19 salgınından her ülke, toplum ve bireyin farklı şekillerde etkilendiğine işaret eden Erdoğan, “Ancak yaşlılar, kendilerine özgü çok boyutlu sorunlar nedeniyle salgından sarsıcı biçimde etkilendiler. Yaşlılık dönemindeki insanların bedensel, psikolojik, iç içe geçen pek çok sorunla karşılaştığını biliyoruz. En başta kronik hastalıklara yatkın olmalarıyla yüksek risk altındalar. Dünyanın hemen her yerinde yaşlıların bir arada yaşadığı toplu yaşam alanları, büyük kayıpların yaşandığı yerler oldu” diye konuştu.

 

 

“Huzurevlerinde Covid-19 Kaynaklı Ölüm Oranı Yüzde 4’ün Altında”

Avrupa ülkeleri başta olmak üzere salgından etkilenen ülkelerde, Covid-19 nedeniyle huzurevinde hayatını kaybedenlerin toplam ölümlerin yüzde 34 ila 81’ini oluşturduğuna dikkati çeken Erdoğan, şöyle konuştu:

“Ülkemizde ise son derece farklı bir tablo var. Huzurevlerinde Covid-19’dan kaynaklı ölüm oranı yüzde 4’ün altında kaldı. Aile Bakanlığımız, ülkemizde Covid- 19 vakası görülmeden önce, salgın dünya gündemine düşer düşmez çalışmalara başladı. Hem koruyucu hem de önleyici tedbirler yürürlüğe koydu. Ekipman temininden, eğitimlere, sürekli sağlık taramasından hijyen tedbirlerine kadar, titiz bir çalışma yürütüldü. Aşı uygulaması başlar başlamaz, Sağlık Bakanlığımız, huzurevi sakinlerini en öncelikli grup olarak tanımladı. Dünyanın başka yerlerinde ise maalesef yaşlıların kaderine terk edildiğini gördük. Ülkemizde hiçbir ayrım gözetmeden tüm nüfus gruplarına yönelik geliştirilen politikalarla büyük başarı sağlandı. Aile Bakanlığımıza, Sağlık Bakanlığımıza ve emeği geçen tüm kurumlarımıza şükranlarımı sunuyorum. Kırılgan grupların dışlanmadığı, bilakis öncelik haline getirildiği bu insani yaklaşımın, kriz yönetiminde tüm dünya için bir ders niteliğinde olduğuna inanıyorum.”

 

 

“Yaşlı Nüfusun Artması Ülkemizin De Gerçeği”

Erdoğan, yaşananların, tüm olumsuzluklara rağmen yaşlılık döneminin yeniden ele alınması ve ihtiyaçların belirlenmesi için büyük bir fırsat sunduğunu belirtti.

Birleşmiş Milletlerin 2050’de dünya genelinde, her 6 kişiden 1’inin yaşlı olacağını öngördüğünü anlatan Erdoğan, “Yaşlı nüfusun artması ülkemizin de gerçeği. TÜİK verilerine göre, 2015’te yüzde 8,2 olan yaşlı nüfusumuz, 2020 yılında yüzde 9,5 oldu. Dolayısıyla, yaşlı nüfusa yönelik doğru politikaların belirlenmesi ve hizmet çeşitliliğinin artırılması, önceliğimiz olmalıdır” dedi.

Salgının getirilerinden birinin de hayatın hızla dijitalleşmesi olduğunu, iletişimden eğitime, alışverişten çalışma hayatına kadar birçok şeyin ağırlıklı olarak internete taşındığını dile getiren Erdoğan, şöyle devam etti:

“Bu noktada, yaşlılara yönelik dijital okuryazarlık eğitimi, onların hayatına büyük bir katkı sağlayacak. Aile Bakanlığımızın, teknoloji becerileri kazandırmak için eğitim programları hazırladığını biliyorum. Sonuçlarının herkesin hayatında büyük fark oluşturacağına inanıyorum. Herkesin ihtiyaçlarının düşünüldüğü erişilebilir binalar, açık alanlar ve toplu taşıma, yaşlıların olduğu kadar tüm toplumumuz için vazgeçilmezdir. Yani değişen dünyaya uyum sağlarken, bizi ileriye taşıyacak formül, kimseyi geride bırakmayan, herkese dost şehirler imar etmektir.”

 

 

“Geniş Ailelerin Devamlılığı Hem Yaşlıların Mutluluğu Hem De Toplumun Sağlığı İçin Elzemdir”

Erdoğan, yaşlılığı salgın çerçevesinden ele almanın, yeni yaklaşım ve modellere olan ihtiyacı ortaya koyduğunu belirterek, en başta yaşlılığın nasıl tanımlandığının, cevaplanması gereken çok önemli bir soru olduğunun altını çizdi.

Bu cevabın kültürden kültüre değiştiğini anlatan Erdoğan, şunları kaydetti:

“Bizim cevabımız, ülkemizde sağlanan örnek başarıda kendini aşikar ediyor. Bu dar zamanlarda, büyüklerimize sarılmamızda, inancımızın, kültürümüzün ve medeniyet değerlerimizin derin kökleri vardır. Bugün dünyada gittikçe yalnızlaşan ve adeta tecrit halinde yaşayan yaşlı bir nüfus var. Yaşlılık bizde tedavülden kalkmak değil, hürmet makamına oturmak demektir. Aile bağlarımızın modern dünyanın sert rüzgarlarına karşı hala ayakta olması, en önemli dayanak noktamızdır. Bu bağı her zamankinden daha da güçlü kılmamız gerekiyor. Birkaç kuşağın bir arada olduğu geniş ailelerin devamlılığı hem yaşlıların mutluluğu hem de toplumun sağlığı için elzemdir. Bu durum bize, kuşaklar arası iletişimin güçlendirilmesinin krizlerin yönetiminde son derece mühim bir faktör olduğunu anlatıyor. Bu iletişim ne kadar yüksek frekansta olursa, toplumsal dayanışmamız da o kadar kuvvetli olur. Toplumumuzun en güçlü yönlerinden biri olan ailenin, bizi türlü krizlerden bir kalkan gibi koruduğunu asla unutmayalım. Yaşlılık, yaşam boyu edinilmiş tecrübenin damıtılarak bilgeliğe dönüştüğü bir dönemdir. Büyüklerin duası, rızası yolumuzu aydınlatan ışıktır. Büyüklerin yeri başımızın üzeri, evimizin başköşesidir. Allah onları başımızdan eksik etmesin.”

 

 

“Nüfusumuzu ‘Dinamik Nüfus’ Olarak Tanımlamak Hedefindeyiz”

Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Derya Yanık da tüm dünyada olduğu gibi Türkiye’de de 65 yaş üzeri nüfusun toplam nüfusa oranının gözle görünür şekilde arttığını belirtti. Yanık, 2014’te yüzde 8 olan 65 yaş ve üzeri nüfusun, 2020’de yüzde 9,1 oranına yükseldiğini kaydetti.

Bu oranın şu anda yüzde 9,5 düzeyinde olduğunu belirten Yanık, şöyle konuştu:

“Nüfus tahminlerine göre, yaşlı nüfus oranımızın 2025 yılında yüzde 11, 2030 yılında yüzde 12,9 olması öngörülmektedir. Bu tablo, neden yaşlanma konusunda etkili politikalar içeren bir vizyona sahip olmamız gerektiğini çarpıcı şekilde ifade ediyor. Bizler, nüfusumuzu genç ya da yaşlı diye kategorize etmek yerine, ‘dinamik nüfus’ olarak tanımlamak hedefindeyiz. Bu nedenle aktif ve sağlıklı yaşlanmayı önemli buluyor, çalışmalarımızı bu yönde geliştirmeye çalışıyoruz. Büyüklerimizin toplumsal yaşama aktif katılarak sosyal, kültürel ve ekonomik haklarından taviz vermeden hayatlarını idame ettirmeleri için politikalar geliştiriyoruz.”

“Vefa Gruplarımız Yaşlılarımızın Yanında Oldu”

Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Derya Yanık, özellikle salgınla beraber fiziksel olarak bir arada bulunulamaması nedeniyle dijital mecraların iletişim açısından birincil ihtiyaç haline geldiğine dikkati çekerek, “Bu dönemde büyüklerimizin aileleri ile online ortamlarda görüşmelerini sağladık. Onların dijital dünyada herhangi bir yardım almadan yer almaları için eğitimler verdik. Bunu geçtiğimiz günlerde Seyranbağları Huzurevimizde tecrübe ettik. Büyüklerimizin şartlara uyum kabiliyeti müthiş. Ben de her seferinde müthiş etkileniyorum” dedi.

 

 

“Aile, Türk Toplumunun En Önemli Kurumu”

Ankara Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Necdet Ünüvar ise, ailenin, Türk toplumunun en önemli kurumu olduğunun altını çizerek, “Bizi biz yapan, milletimizi birbirine kenetlenmiş kahramanlardan oluşan bir toplum haline getiren güçlü aile yapımız ve tüm bireyleriyle 84 milyonluk büyük bir aile olmamızdır. Yaşlı bireylerimiz ise bu büyük ailenin en tecrübeli, en kıdemli ve daima el üstünde tutulması gereken varlıklardır” dedi.

Pandemi döneminde herkesin yeni tecrübeler edindiğini belirten Ünüvar, “Pandemi döneminde başta Sayın Cumhurbaşkanımızın liderliği olmak üzere bütün bakanlıklarımız ve toplumda karar verici bütün unsurların vatandaşlarımız için seferber olduğunun farkındayız. Ve burada ailelerimize çok önemli destekler verildi. Özellikle ihtiyaç sahibi vatandaşlarımız için önemli çalışmalar yapıldı. Ne kadar şanslı bir ülkede yaşadığımızı pandemi dönemi bize gösterdi. Bütün dünyanın gıptayla baktığı sağlık hizmetleri başta olmak üzere, birçok hizmeti birlikte yaşadık. Bu süreçte Sayın Emine Erdoğan Hanımefendi’nin de çok önemli sosyal sorumluluk projelerine imza attığını biliyoruz. Kendisine huzurlarınızda teşekkür etmek istiyorum” diye konuştu.

Ankara Üniversitesi olarak böylesine güzel bir etkinliğe ev sahipliği yapmaktan büyük mutluluk duyduklarını ifade eden Ünüvar, şunları kaydetti:

“Bu toplantıyı bir otel odasında da yapabilirdik ama istedik ki üniversite ortamında olsun. Üniversite toplumun içinde yaşayan kurumlardır. Üniversiteler toplumun her türlü problemine kafa yoran, onunla ilgili bilgi üreten ve icracı kurumlarla çok yakın iş birliği içerisinde olan kurumlardır. Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığımız da bizim çok yakın diyalogda olduğumuz bir bakanlık. Topluma en fazla dokunan bakanlıkların başında geliyor. O yüzden bizim en değerli varlıklarımız olan kıdemli büyüklerimizle sizleri bir araya getirmeyi arzu ettik. İyi ki geldiniz. Allah’ın hepimize kazasız, belasız, pandemisiz, maskesiz, mesafesiz gönül huzuruyla birbirimize daha yakın olabileceğimiz günleri nasip etmesi temennisiyle herkese sağlıklı, huzurlu bir ömür diliyorum.”

 

 

“Önemli Olan Yıllara Değer Katmak, Üretmek Ve Sağlıklı Yaşlanmaktır”

Ankara Üniversitesi Sağlık Bilimleri Fakültesi Dekanı, YAŞAM Müdürü Prof. Dr. Emine Özmete de insan yaşamının en özel dönemlerinden biri olan yaşlılığın; ekonomik, sosyal, psikolojik ve sağlık yönü ile yaşamın bilgelik ve kendini yeniden keşfetme dönemi olduğunu belirterek, şöyle devam etti:

“Ömürlerini kendi ailesi ve toplumu için adamış, toplumun gelişmesine emek vermiş olan büyüklerimizin bilgi birikimleriyle toplumların kalkınmasına yön verme kapasiteleri oldukça yüksektir. Şu anda ülkemizde her 10 kişiden biri 65 yaşın üzerindedir. Birçok ülkenin nüfusundan fazla yaşlı nüfusumuz vardır. Ömrün uzaması insanlığın en önemli başarısıdır. Ülkemizde sunulan sağlık hizmetleri ve sosyal hizmetler ile hem yaşlıların hem de ailelerin yaşam kalitesi desteklenmiş ve ülkemiz son 20 yılda ortalama yaşam beklentisi artan en başarılı ülke olmuştur. Sağlıklı ve aktif geçen her yıl ömre ömür katmaktadır. Burada önemli olan yaşanan bu yıllara değer katmak, üretmek ve sağlıklı yaşlanmaktır. Bizlere düşen görev ise, yaşlılarımızı ve ailelerini bunun için desteklemektir.”

Emine Erdoğan, program öncesinde Bakan Yanık ve Rektör Ünüvar ile YAŞAM tarafından düzenlenen huzurevi sakinlerinin el ürünü eserlerinin yer aldığı sergiyi gezdi.

Burada yaşlılarla bir süre sohbet eden Erdoğan, hatıra fotoğrafı da çektirdi.

Erdoğan, daha sonra Ankara Üniversitesi Şeref Defteri’ni imzaladı.

Programın ikinci bölümünde ise Dışişleri Bakan Yardımcısı ve Avrupa Birliği Başkanı Faruk Kaymakçı, Aile ve Sosyal Hizmetler Bakan Yardımcısı Fatma Öncü, Türkiye İnsan Hakları ve Eşitlik Kurumu Başkanı Muharrem Kılıç, huzurevi sakinlerini çeşitli konularda bilgilendirdi. 

 

 

 

 

  
21 kez okundu

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yapmak için tıklayın